• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Tavsiye ve Teşekkürler
Site Haritası

Anasayfa

           Boşanma öncesinde ve boşanma sırasında en büyük kavga çocuk üzerinden yapılır. Bu yoğun gerginlik içinde çocuk kendini ebeveynlerinin çekişmesinin ortasında bulur.
    Evleneceğimiz kişinin kim olduğuna karar vermek demek bundan sonraki  uzun yaşam yolculuğunu kiminle yapmak istediğine karar vermek demektir.
    Kıskançlık öfke, sevinç, üzüntü gibi temel insani duygularımızdan biridir. Her insanın içinde doğal olarak bir parça kıskançlık kendiliğinden vardır
Kişinin kendi evlilik ilişkisiyle kurduğu ilişkinin nasıl olduğu evlilik ilişkisinin devamlılığının selahiyetini belirler.             Kişi evliliğinde değersizlik hissediyorsa anlaşılmamış kabul edilmemiş hissediyorsa ilişki duygusu negatiftir
Evlilikte iletişim eşleri birbirine bağlayan bir tutkal işlevi görerek eşlerin aile içi ve aile dışı sorunlarla başa çıkmasını kolaylaştırır. Etkin dinleme kendini açma açıklık gibi temel iletişim becerileri olmadan bir evlilikte anlaşmak bireysel görüşlere saygı duymak, iletişimi sürdürmek, problemleri ve çatışmaları çözmek çok zordur.
Bilindiği gibi şimdiye kadar gencin ailesi ile ilişkileri konusunda zaman zaman birbirleriyle çelişen sayısız yorum yapılmıştır. Bu konudaki görüşleri üç ana gurupta toplamak mümkündür.             Ergenin ailesi ile ilişkilerinde birinci gurupta toplanan görüş,  psiko analitik eğilimli yazarların görüşüdür. Buna göre gelişmekte olan ergen çeşitli sorunlarla karşılaşır. Cinsel gelişimin getirdiği sorunlar ileriye ait rolünü belirlemekle ilgili sorunlar.
Kişilik gelişiminde kendine özgü özellikleri içinde barındıran kıritik   dönem ergenlik (adolesans) dönemidir.  Bu dönem ortalama 13, 14 yaşlarından 20-21 yaşlarına kadar sürer. Büyüyen ve gelişen ergen bir yandan genital olgunlaşmanın getirdiği sorunlar diğer yandan ileriye ait yetişkin rolünün belirsiz oluşu ile ilgilenmeye başlamıştır. Bu ilgi onu artık kimliğini bulma işine itecektir. Bu amaçla genç için çeşitli araştırmalar başlar. Başkalarının gözünde nasıl göründüğü ile kendini nasıl hissettiğini karşılaştırmaya başlar.
Kadında orgazm bozukluğu olağan bir cinsel uyarılma evresi olmasına rağmen orgazmın sürekli olarak ya da yenileyici bir biçimde gecikmesi ya da hiç olmaması olarak tanımlanmaktadır.
Sürekli olarak ya da yenileyici bir biçimde yeterli ereksiyonu sağlayamama ya da cinsel aktiviteyi bitirinceye kadar sertleşmeyi sürdürememe halidir. 
Cinsel ilişki sırasında genital bölgede devamlı ve yineleyici ağrı olmasıdır. Kadınların önemli   bir kısmı hayatlarının bir döneminde bu ağrıyı geçirir.         Ağrılı cinsel ilişkide ağrı yüzeysel ve derin olmak üzere iki şekilde kendini gösterir. Yüzeysel ağrılar vajinal enfeksiyonlar, jinekolojik ameliyatlar, doğum lezyonları, ilişki öncesi yeterli uyarı ve dolayısıyla ıslanma olmadan girilen cinsel ilişki vb. nedenlerden kaynaklanabilir. Klinikte sık rastlanan durum vajinal kuruluktur.
 2